18 Haziran 2015 Perşembe

163.gün

Uzuuuun bir aradan sonra merhaba sevgili iyi niyet günlüğü :)

Aslında yazının da başlığından anlaşıldığı üzere hala iyi niyetliyim :) ve bu iyi niyet bana çok şey kaybettirdi :) 56 paket margarin kadarcık yağ :)

Bugün doktorcumla randevumuz vardı sabah 08:45'te…Genelde hep sabah erken alıyorum randevuları ve özellikle de işimin olmadığı günlere..Sonrasında listeme uygun keyifli bir kahvaltı ile ödüllendiriyorum kendimi..Gezi Istanbul açılmazdan önce uğrak yerim İst Cafe idi..Tom ve Jerry'li kahvaltılar için ideal..Son 3 seferdir AKM'nin yanı başındaki Gezi Istanbul'da yapıyorum kahvaltımı..Aynı saatte gittiğimden oturduktan bir süre sonra "Until" çalıyor ve mest oluyorum..Son iki haftadır hava yağmurlu ve bu sabah halleri çok hoşuma gidiyor.

Her neyse, bugün itibariyle koruma programına geçtik..Aslında vermek istediğim bir 10 kilo daha var, şımarıklıktan birazcık ..Fakat hem turne hem tatil hem Niğde'deki kamp derken bir süre buralarda olamayacağım. Bu süreyi koruma veya tercih edersem yine kilo verme olarak değerlendireceğim.

Bu arada yazmayı epey ihmal ettim, biliyorum. Başıma çok komik olaylar geldi..Oldukça hoş iltifatlar aldım. Paylaşmak isterim :)

Geçenlerde annem ile alışık olmadığım bir konuşma gerçekleşti . Çocukluğumdan beridir "yeme kızım" , "hadi yeter canım" ları duyduğumdan hoşuma da gitmedi değil hani :)

Annem aradı, kızım akşam ne yiyeceksin ? Dedi…Protein var bu akşam annecim dedim..Bomba geliyor..Kızım ben sana şöyle soslu bir makarna yapayım..Bak yüzün çöktü, biraz gücün yerine gelsin :)
Telefonda attığım kahkaha ile sokaklar yankılandı :)

Bir başka anektot da dün akşamdan..Bir arkadaşımın doğum günü yemeğindeyiz..Peynirli roka salatası sipariş ettim..Çok da severim ayrıca..Yanımda yeni tanıştığımız hanım aaa diyet mi yapıyorsunuz hiç luzümu yok ki..Bi 250 gram daha eridim desem yeridir :) Sevinçten…

Hepsi bir kenara çikolata, dondurma yiyerek , keyiften mahrum kalmayarak bu yolda ilerlemek harika..Sevgili diyetisyenim Gizem Şeber'e minnettarım..Daha yolumuz var..Şimdilik kısa bir ara..Yaz molası…

Görüşürüüüüz :)

18 Haziran 2015




11 Ocak 2015 Pazar

6.gün

Acayip yoğun bir süreç yaşıyorum. Geldi mi üst üste gelir ya herşey..Bütün işler çakışıyor şu ara..İki tane daha benden olsa anca toparlanır o derece yani…
Bugün mesela saat 10:00 ile 15:00 arasında çocuklarla derslerim vardı. Fakat aynı anda da provada olmam gerekiyordu. Ve yine aynı anda 25 Ocak'taki müzikal şovumuzun fotoğraf çekimleri vardı.
Dersleri yapmam öncelikli..Çünkü yerime vekaleten biri yok ve şu dönemde emanet de edemiyorum sevgili Müzikal öğrencilerimi…Sabah kahvaltımı hazırlayıp yanıma almıştım, ders öncesi hemen kahvaltımı yaptım. Sabahları hiç olmadığım kadar aç uyanır oldum..
Ders bitiminde yani saat 15:05 sularında hemen taksiye atlayıp Metrobüs'e yetişmek üzere yola çıktım.Fakat hava güneşliydi ve günlerden Pazar…Dolayısıyla, trafik kilit.
Akıllılık etmeye çalışıp Kozyatağı'ndan metroya bindim. Eee tabi bu arada öğle yemeği vakti çoktan gelmişti. Vaktin gelmesini geçtim, o kadar acıkmıştım ki yürümeye bile mecalim kalmamıştı..Metrobüs istasyonuna geldiğimde hemen bir tost ve ayran alıp yürüme ve yemek yeme ikilisini birleştirdim mecburen..
Provaya vardığımda saat 16:50 idi.. Neyse ki yokluğum bir sıkıntı yaratmamıştı. Fazla disipli olmak iyi değil, kendi kendimi yiyerek şu son günlerde epey yorulduğumu hissediyorum. Çalışmak değil, yetişememek, çakışan saatler vuruyor ruhumu…
Bu arada diğer şovumuzun fotoğraflarını paylaşmışlar...Bir harika…Grup fotosuna eklenmekle ilgili,  bir photoshop paklayacak artık beni napalım…

Eve geldiğimde saat 20:40 idi.. Balık ve salata beni bekliyordu…Onları çok özlemişim. Kaynaştık bir güzel.

Bugün de iyi niyetliydim..
Bakalım...Salı günü tekrar doktorcumla randevumuz var. Neler olmuş neler bitmiş içerde, göriciiz ;)

11.01.2015

8 Ocak 2015 Perşembe

3.gün


Efendiiiim merhabalar…Bugün tüm gün evde olacağım bir gündü ve bir süredir de iple çektiğim…Çünkü alarmsız uyanma günü... Uyandığımda her yer bembeyazdı, ve pamuk pamuk süzülüyordu kar taneleri.

İlk işim Vodka'yla birlikte ( köpeğimiz ) dışarı çıkmak oldu. Çocuklar gibi oynadık, karda yuvarlandık, koştuk, zıpladık.. Eve vardığımızda güzel bir kahvaltıyı hak etmiştik.
( Elbette ki listeme uygun şekilde )

Çayı,  diyetteyken bile , ağız tadıyla içmek bir harika dostum :)
( Bu hafta belli bir miktarda şeker serbest )

Evde olmak demek asla miskinlik yapacağım anlamına gelmiyordu. Yapılacak tonla işim vardı. Hazırlanacak raporlar, planlar, ezberlenecek şarkı sözleri, ensemble partileri …Henüz tamamlayabilmiş değilim hepsini , bu işin gecesi de var…

Bugün öğlen yemeği için uydurmasyon yaptığım pırasa tarifini paylaşacağım. En sevdiğim şey doğaçlama yemek yapmak..Genelde annem pırasayı zeytinyağlı olarak ve şekerli pişirilir. E tabi içinde havuç olur, pirinç olur. Çok da severim. Ilıkken özellikle limon sıkıp yemeyi…Tabi bunlar cıssss ;)

O yüzden nasıl lezzetli hale getirebilirim diye düşündüm. Aklıma ilk gelen malzeme…Sarımsak oldu..Sarımsak mı, sarmısak mı fikir birliğine varamasam da kendi içimde,  içine konulduğu her şeye lezzet kattığı bir gerçek..

Bir kaşık zeytinyağını tencereye koydum…

1/2 soğan ince ince
4 diş irice sarmısak (bu defa da sarmısak diyeyim bari )
Birazcık kavurdum , çok değil ama…İçine azıcık da su koydum çünkü yağ az olduğu için bi tuhaf gözüktüler gözüme.
Sonra bir miktar ( miktar-ı kafi ) pırasayı içine ekledim ve bir süre kavurdum.
İçine biraz domates küp küp
Biraz tuz
Karabiber
Kırmızı tatlı toz biber
Kırmızı pul biber
Biraz da karışık baharat  ekledim ve öyle kavurdum.
Sonra azıcık su ekledim. Üstünü biraz geçecek kadar.

Ve kendi halinde pişmeye bıraktım. Hemencecik pişti.


Yanına listeme göre yoğurt ve ekmek.. İşte bir sebze öğünü tamaaamm ;)

İddialı değilimdir yemek konusunda, fakat tadı epey hoşuma gitti.
Bu tarifi buraya yazmamın sebebi de bir daha yapmaya kalkışırsam unutmayayım diye ;)

Şu an saat 19:43
Hafif bir acıkma hissim var, o kadarı da normal…Canımın tatlı istememesi ise muhteşem ;)
Hadi bakalım bugün de iyi niyetim devam ediyor :)

08 Ocak 2015






7 Ocak 2015 Çarşamba

2.gün

Doktorcumla buluşmamız gerçekleri yüzüme çarptı. Metabolizma yaşım, nüfus yaşımdan büyük çıktı. Hem de öyle az buz değil….Bu da demek oluyor ki içimde kağnılar var…Onları nasıl beygire çevireceğimi öğrendim.

Bu zamana kadar yaptığım diyetler yüzünden allak bullak olmuş herşey…

Neyse,
zararın neresinden dönersen kardır… (Bu arada dışarda deli kar var…)

Diyet listesine uyum ile ilgili sıkıntı yaşamıyorum. Acıkma hissim yok. Zira öyle sık sık acıkmam, lezzeti severim sadece..Günde 4 öğünle acıkmaya fırsat vermiyor zaten. Bir de bu diyetin en sevdiğim tarafı, light ürünlere yer vermiyor olması. Beyaz peyniri normal lezzetli olarak yiyemeyeceksem sabah kahvaltısının ne anlamı var di mi ama ?

Kendimi kontrol edemediğim alan çikolata, tatlı, özellikle sütlü tatlılar..Çaya kahveye attığım şeker…
İki gündür canım tatlı istemiyor. Günde 5 kesme şekere iznim var. Tabii , beyaz şeker özellikle bir nevi zehir, fakat tercih ettiğim esmer şekerle kahvaltıdaki çay keyfimi yapabiliyor olmam bana mutluluk veriyor.

Sevgili iyi niyet günlüğü,
bu gün de iyi niyetliydim.
Darısı diğer günlerin başına ;)

7 Ocak 2015


5 Ocak 2015 Pazartesi

İyi niyet…

Her şey iyi niyetle başlar…
Zamanla, değişime uğrar…Diyetler de öyle…
Başlanır ve sonrasında birşeyler oluverir, eski alışkanlıklara geri dönülmüş bulur insan kendini…
Bugün bir yolculuğa çıkıyorum.
Daha önce de çıkmıştım. Fakat sonra geri hep döndüm. Bu defa geri dönmek istemiyorum.
Kendimi motive etmek adına her gün birşeyler karalayıp, bir günlük oluşturmak istedim.
Bir hedefim var mı? İnanın bilmiyorum.
Bünyemi saçma sapan şok diyetlerle yormamak adına bir profesyonelle birlikte bu yola adım atmaya karar verdim.
Hadi bakalım. Yarın 11:30 'da doktorcumla ilk randevumuz...Yolumuz açık olsun :)

6 Ocak 2015